Doğru Malzeme Yoksa, Başarılı Tasarım Yoktur

 

İç mimarlıkta fark yaratanlar, yalnızca güzel çizenler değil; malzemenin dilini bilenlerdir. Çünkü iyi bir tasarım gözle görülür, doğru malzeme ise hissedilir.

Bir davete katıldığınızı düşünün… Herkes özenle ve şık giyinmişken, siz uyumsuz bir seçimle oradasınız. Üzerinizde bir kıyafet vardır, ancak verdiğiniz etki eksiktir. İç mimarlık da tam olarak böyledir. Doğru zamanda, doğru yerde yapılan doğru seçimler, bir projeyi sıradanlıktan çıkarıp değerli kılar.

Malzemeye dokunmak ile onu hissetmek arasında büyük bir fark vardır. Bazen bir malzeme sadece bir yüzey değil; bir fikrin, bir duygunun ve bir hayalin karşılığıdır. Evet, biz bazen bir malzemeye ‘hayran’ oluruz. Onu projeye dahil etmek için heyecan duyar, hayal eder, çizeriz. Ve uygulama anı geldiğinde, ortaya çıkan eseri uzun uzun izleriz.

Çünkü her mekân kendi dilinde konuşur. O dili anlamadan yapılan her seçim, zamanla mekânın ruhunu kaybettirir. Tek bir yaklaşımda ısrar etmek ise, büyük emeklerin değerini azaltır.

Unutmayın; detaylar fark yaratır, malzeme iz bırakır.

 

İç Mimar Nisa Demir

Yorum Yap